Hastalık Belirtileri

Karaciğer Hastalıkları Belirtileri

karaciğer yağlanmasına sebep olan ilaçlar
Yazar admin

Eskimiş bir karaciğer hastalığı ile uğraşan hastanın yüzünün renk ve hali çok şayanı dikkattir. Donuk bir zemin üzerinde deri sarı bir renk gösterir. Bu sarılığın açıklığı ve koyuluğu şahıslarda değişir, altın sarısı renginden açık sarı renge kadardır. Yanaklarda ve boyunda art; içlerinde, ayak altında deri bu renktedir. Bu kana karışan safranın, deriyi boyamasındandır. Safra= kana karışması hastaya toprak veya arap ile beyazın karışmasından çıkan rengi yahut kirli bir sarı renk verir. Eğer bir yere mahsus kalırsa vücudun ötesinde berisinde lekeler, boyalı benekler gibi şeyler gözükür ki bunlara güzellik taneleri derler.

Eğer bu boyalı lekeler gözlerin etrafında toplanır ve bunlar karaciğerinden zahmet çekenlerede vardır. Deri altına toplanan kollestrin bilhassa göz kapaklarının iç zaviyelerinde deriyi sarartmış bir hale getirin Karaciğer hastalığının devamı müddeiince zuhür eden pürparalar hastalığın neticesini karanlık göstermeye kafidir. Bu pürparalar çok kere bacaklardadır.

Karın — Karaciğerin çok büyümesi, karnın gaz toplamaktan gergin bir halde şişmesi, karın iç zarına su toplanması (Siroza bak) gibi hallerle karnın tabii şekli değişir.

Bazı vakalarda karnın derisi arasına da su toplanır ve bu su birikmesi bacaklara kadar yayılır ve göğsün kaidesinde bir kuşak halinde kalır, deri altındaki su toplantısından şişmeye mukabil hasta adamakıllı zayıflar ve bu hal ekseriya Siroz denilen hastalığın devamı sırasında vaki olur.

Karaciğer hastalıklarında dalağın hali çok şayanı dikkattir. Çok zaman dalak o kadar büyür ki el ile anlaşılır. Dalağın bu kadar şişmesi ekseriya hastaya öldüren sirozun zuhurundan birçok seneler evvel başlar.

Karaciğer — Zaif insanlarda karaciğerin büyüdüğü kolaylıkla anlaşılır, son kaburga kemiklerinin vücuda getirdikleri daire kalkık, dışarı doğru çıkıktır, göğsün kaidesi genişlemiştir. Sağ kaburga kemiklerinin kenarları bir kavis bir kubbe gibi olur. Bu şekil değişikliği hasta ayakta veya yatarken görülür. Göğsün kaidesi arkaya doğru genişlemiştir. Kaburgalar yükselmiş ve ufkidir, kavisleşen yukarı kısım da Balta şeklinde bir hat ile ayrılmıştır. Buralardaki kaburga kemiklerinin arasındaki fasılalar çok derin alındığı halde dahi hareketsizdir.

Hekimler, karaciğerin nereden başladığını anlamak için kuvvetli kuvvetli parmakları üstüne vururlar, karaciğerin üst tarafı meme hattının beşinci kaburga kemiğine tesadüf eden yerdedir. Aşağıda kaburga kemiklerinin hizasındadır. Ne zaman karaciğer büyürse sirozda olduğu gibi yahut beslenmemek yüzünden küçülürse karaciğerin aşağı kısmı kaburga kenarlarının arkasına fırlar.

Eğer karaciğer kaburgaların yaptığı kafesi geçerse akla evvela karaciğerin düşüklüğü eğer karaciğerin üst kenarının da yerinden indiği anlaşılırsa. Umumiyetle kafesi geçen karaciğer büyümüş demektir. Bunu anlamak için hekimler ellerine hafif hafif vururlar ve bağırsakların çıkardıkları kaba ve kuvvetli sese rağmen böylece karaciğerin alt kısmını tahdit ve tayin edebilirler. Fakat çok zaman bu usule el ile yoklayarak kuvvet verirler ve emniyet ederler.

El ile yoklamada bir fayda daha vardır. Karaciğer aslında hiçbir şey duymayan bir uzuvdu. El ile yoklarken karaciğere kan hücumundan veya karaciğerin irinleşmesinden ileri gelen ağrıları hasta duyar. Sağlam karaciğerin üstüne basınca hiçbir ağrı duyulmaz. Karaciğerin çıban yaptığı, üzerine basıldığı zaman bir veya birkaç noktada ağrı duyulması ile anlaşılır. Eğer karaciğerin üstündeki karın iç zarı alevlenmemiş veyahut safra kesesinde bir arıza varsa karaciğerin alt kenarı basıldığı zaman ağrır.

Eğer karaciğer çok büyümüş ve ileri doğru çıkmış ise, bilhassa zayıf insanlarda, el ile yoklama kolaydır. Zayıf insanlarda el ile karaciğerin sertliği üstünün düz olması, yahut yamrı yumru bulunması, üzerinde darı gibi şişler olması veyahut karaciğerin üstünün derince izler yapıp yapmadığı ve aşağı kenarın nerelere kadar dayandığı kolay anlaşılır.

Karaciğerin ya hepsi birden büyür. Yahut yuvarlak parçalarından biri büyür. Eğer sol parça büyümüş ise, mide boşluğunu doldurduğu gibi sol taraf karın boşluğuna kadar ilerler ve o zaman bunun karaciğer mi, dalak mı ? olduğu kolayca anlaşılamaz.

El ile yoklamakla hakikati bulmak için bazen çok zorluklara tesadüf olunur : Karnın yağlı olması, tekallüsu (çekilip uzaması) kalın bağırsağın vaziyeti yüzünden çok büyük bir karaciğer olduğu halde dahi anlaşılmak zordur. Kara ciğer çok büyümüş olmayıp ta az büyümüş ve kaburgaları pek az geçmiş ise daha ziyade dikkat lâzımdır. Bu halde hasta arka üstü yatmalı, bacaklarını kanlı üzerine kıvırmalı, baş aşağıda olmalı. Hekim veyahut bakacak şahıs hastanın sağına geçmeli, karnın tekallüsuna sebebiyet vermemek için parmakların uçlar ile değil, yumuşak yerlere yavaş yavaş basarak aramalıdır.

Bütün bu arama usulleri kıymetlidir ; fakat, karnın sertleşmesi ve mukavemeti karşısında hepsi boş kalır, bunun iyisi karaciğerin kenarını aramaktır. Uzun ve derin nefes almak zamanında aşağı ve yukarı hareketi anlaşılabilir. Bu vaziyette elin iç kenarı az çok kat’iyetle karaciğeri hisseder.

Aynı zamanda karaciğeri aramak için hastanın karnı üzerine yattığı veyahut oturduğu, ayakta durduğu zamanlar da müsaittir.

Safra Kesesi

Safra kesesi — Safra kesesini aramak ve onu bulmak kıymetli bir iştir. Tabii halde safra kesesi tutulamaz. Zayıf insanlarda ve safra kesesi uzamış olduğu hallerde deri altında kabarık bir halde görülebilir. Bu sırada uzamış kabarık, düzgün, aşağı nihayeti yuvarlak ve nefes alındığı zaman karaciğerin hareket ile beraber hareketli olarak görülmektedir.

Eğer safra kesesi çok büyümüş ise karaciğerin altında bir yığın halinde kalır ve el ile yoklanabilir. Çok zaman safra kesesinde bir alevlenme olduğunu meydana çıkaran sancıdır. Bu acı duyan nokta derin nefes alındığı zaman uyanır. Otururken ve ayakta safra kesesi daha kolay yoklanabilir.

Fakat yoklamanın iyi bir netice vermesi için dikkatli hareket lazımdır ; safra kesesinin ağrıları daha başka ağrılarla karıştırılmamalıdır. Röntgen muayeneleri bize safra kesesinin bulunduğu yerlerin muhtelif olduğunu göstermektedir. Bu hususta midenin aşağı ucu ve apandisit ağrılarının safra kesesini bulmak için yardımcı olacaklarını da unutmamalı.

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap